Hastalıklar

Disotonomi: Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Disotonomi (dysautonomia), otonom sinir sisteminin (ANS) bir işlev bozukluğudur. Otonom sinir sistemi (ANS) oldukça önemlidir. Kalp atış hızı, kan basıncı, sindirim sistemi, vücut ısısı düzenlemesi, cinsel uyarılma, endokrin sistem ve göz bebeği genişlemesi gibi istem dışı (otomatik olarak) çalışan vücut fonksiyonlarını kontrol eder. Disotonomi, bu vücut fonksiyonlarının otomatik olarak gerçekleşmediği anlamına gelmektedir.

Disotonomi nadir değildir, dünya çapında 70 milyondan fazla insanın disotonominin çeşitli tipleri (yaklaşık 15 tip) ile yaşıdığı tahmin edilmektedir. Disotonomi, baş dönmesi, bayılma, dengesiz kan basıncı, anormal kalp hızı, yetersiz beslenme ve ağır vakalarda ölüme neden olabilir. Herhangi bir yaşta, cinsiyette veya ırktan insanlar etkilenebilir.

Disotonominin Bazı Tipleri Şunlardır:

Postüral Ortostatik Taşikardi Sendromu (POTS):

POTS, ayağa kalktıktan sonra başlayan hızlı bir kalp atış hızıdır (taşikardi). Bu durum aniden veya 10 dakika sonra gerçekleşebilir. POTS, baş dönmesi, baygınlık, göğüs ağrıları, nefes darlığı, GI rahatsızlığı, titreme, egzersiz intoleransı, sıcaklık duyarlılığı ve daha fazlasına neden olabilir. 1 ila 3 milyon Amerikalıyı etkilediği tahmin edilmektedir. Bunların yaklaşık % 80’nini kadınlar oluşturmakdtadır. POTS nedenlerinin araştırılması sürüyor. Bazı bilim adamları bunun bir genetik mutasyona bağlı olabileceğine inanıyor, bazıları ise bir otoimmün bozukluk olduğuna inanıyor.

Nörokardiyojenik Senkop (NCS):

NCS, disotonominin en yaygın tipidir. Başlıca semptomu senkop yani bayılmadır. Bayılma (senkop) kişinin günlük yaşamını bozacak kadar sık ​​görülebilir. Bayılmaya genellikle beyine giden kan akımının geçici olarak yetersiz kalmasından kaynaklanır. Bazı bireylerde şiddetli NCS vardır ve bu da düşme, kemik kırılmalarına ve bazen travmatik beyin hasarına neden olabilen günde birkaç kez bayılma ile sonuçlanır. Dehidrasyon, stres, alkol tüketimi, çok sıcak ortamlar ve sıkı kıyafetler gibi bayılmaya neden olabilen tetikleyicilerden kaçınmak yardımcı olabilir.

Multipl Sistem Atrofisi (MSA):

MSA, 40 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde görülen disotonominin ölümcül bir formudur. MSA hastalarının beyinlerinde bazı bölgeler (serebellum, bazal ganglionlar, beyin sapı) yavaş yavaş parçalanır. Bu da motor zorlukları, konuşma sorunları, denge sorunları, zayıf kan basıncı ve mesane kontrolü ile ilgili sorunlara yol açar. Parkinson hastalığına benzer nörodejeneratif bir hastalıktır, ancak Parkinson hastalarından farklı olarak, MSA hastaları genellikle teşhis koyulduktan sonra 5-10 yıl içinde ölürler. MSA nadir görülen bir hastalıktır ve dünyada yaklaşık 350.000 hasta bulunmaktadır.

Otonomik Disrefleksi (OD):

Otonomik disrefleksi, omurilik hasarının bir sonucu olarak sinir sinyallerinin beyne ulaşması engellendiğinde ortaya çıkan ciddi bir durumdur. Bu durum, T6 veya üstü omurilik yaralanmaları ile ortaya çıkabilir. Otonomik disrefleksi (AD) aniden ortaya çıkabilir ve potansiyel olarak hayatı tehdit edici niteliktedir ve tıbbi bir acil durumdur. Derhal ve doğru şekilde tedavi edilmezse, nöbetlere, felçlere ve hatta ölüme neden olabilir.

Ailesel Disotonomi (AD):

Ailesel disotonomi bazı sinir hücrelerinin gelişimini etkileyen genetik bir hastalıktır. AD, genellikle Aşkenaz (doğu Avrupa) Yahudi kökenli insanlarda görülür. Aşkenaz Yahudi nüfusundaki yaklaşık 3.700 bireyi etkilediği tahmin ediliyor. Ailevi disautonomi genel nüfusta oldukça nadirdir. Bu bozuklukla ilgili sorunlar ilk olarak bebeklik döneminde ortaya çıkmaktadır. Erken belirtileri zayıf kas tonusu (hipotoni), beslenme güçlüğü, gelişim geriliği, gözyaşı eksikliği, böbrek ve kalp problemleri, sık akciğer enfeksiyonları ve vücut sıcaklığının korunması zorluğunu içerir.

Diyabetik Otonom Nöropati

Diyabetik otonomik nöropati, kalp rahatsızlığına, gastrointestinal semptomlara, genitoüriner bozukluklara ve metabolik hastalıklara neden olabilen, şeker hastalığının zayıflatıcı bir komplikasyonudur. Diyabet hastalarının yaklaşık % 20’sini etkiliyor ve bu da dünya genelinde yaklaşık 69 milyon kişiye denk geliyor.

Disotonomi Nedenleri

Disotonomi genellikle kalıtsal veya dejeneratif nörolojik hastalıklardan (primer – birincil) veya kazanılmış bir bozukluktan otonom sinir sisteminin hasar görmesi (sekonder – ikincil) nedeniyle ortaya çıkabilir. Disotonomi için en yaygın nedenler şunlardır:

  • Sjögren sendromu ve sistemik lupus eritematosusu (lupus) gibi otoimmün hastalıklar
  • Sinirleri içeren cerrahi müdahaleler veya yaralanmalar
  • Kranioservikal instabilite
  • Lambert-Eaton sendromu
  • Ehler-Danlos sendromu
  • Guillain Barre sendromu
  • Paraneoplastik sendrom
  • Parkinson hastalığı
  • Omurilik yaralanması
  • HIV (AIDS)
  • Lyme hastalığı
  • Multipl skleroz
  • Alkolizm
  • Amiloidoz
  • Diyabet

Disotonomi Belirtileri

Disotonominin farklı türleri olduğundan ve her biri için farklı semptomlar görülür:

  • Aşırı hızlı veya yavaş kalp hızı
  • Görme sorunları (bulanık görme, görme kaybı, periferik görme kaybı)
  • Gastrointestinal sistem ile ilgili sorunlar
  • Nefes darlığı (özellikle egzersiz yaparken)
  • Baş ağrısı, baş dönmesi ve bayılma
  • Sürekli sussuzluk hissi
  • Aşırı terleme veya terleyememe
  • Uyuyamama hastalığı (insomnia)
  • Dik duramama
  • Sık idrara çıkma
  • Yutma sorunları
  • Yorgunluk hali
  • Bulantı ve diyare
  • Titreme
  • Migren
  • Kaygı

Disotonomi Teşhisi

Disotonomiyi teşhis etmek için doktorunuz belirtileriniz hakkında bilgi alır, fiziki muayene yapar ve kan testi ve sinir veya kas biyopsileri de dahil olmak üzere testler düzenler.

Disotonomi Tedavisi

Şu anda birincil disotonomi için herhangi bir tedavi yoktur, ancak altta yatan hastalığın tedavisi ile sekonder formlar iyileşebilir. Tedavi, semptomları yeterince azaltmayı ve böylece bireyin vücudunu fiziksel olarak iyileştirme ve güçlendirmeye yönelik bir program başlatmayı hedefler. Bu da otonom sinir sisteminin gerektiği gibi çalışmaması durumunda etkilerinin dengelenmesine yardımcı olabilir. Bazı semptomları azaltmak için ilaçlar kullanılacak ve reçete edilen seyir, hastanın yaşadığı fiziksel değişiklikleri gidermek için zamanla değişebilir. Hastanın ilacın etkilerini hissetmesi uzun bir süre alabilir. Ayrıca bu durumdaki kişilerin günde 2 ila 4 litre su içmesi ve günlük tuz tüketimini 4 ila 5 gram arasında artırması önerilir. Şeker oranı yüksek olan kafein ve içeceklerden, özellikle de küçük yaştaki hastaların uzak durması gerekir.

Disotonominin prognozu (hastalığın seyri) çeşitli faktörlere bağlıdır; Parkinson hastalığı veya multipl sistem atrofi gibi merkezi sinir sistemi dejenerasyonunda kronik, ilerleyici, genelleşmiş disotonomisi olan bireyler genel olarak daha kötü bir uzun vadeli prognoza sahiptir. Sonuç olarak pnömoni, akut solunum yetmezliği veya ani kardiyopulmoner arrest nedeniyle ölümcül olabilir.


YASAL UYARI: Yayınlanan makalenin tüm hakları Saglik.wiki'ye aittir. Sağlık.wiki web sitesinde yer alan yazılı ve görsel içerik; izinsiz olarak kaynak gösterilse dahi kısmen ya da tamamen kopyalanamaz, başka yerde kullanılamaz.

Diğer Yazılar

Başa dön tuşu