Nadir Hastalıklar

Aarskog-Scott Sendromu Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Aarskog-Scott sendromu (Aarskog-Scott syndrome), vücudun birçok bölümünün gelişimini etkileyen genetik bir hastalıktır. Bu durum esas olarak erkekleri etkiler, ancak kadınlar da sendromun hafif özelliklerine sahip olabilir.

Aarskog-Scott sendromlu kişilerde genellikle geniş aralıklı gözler (hipertelorizm), küçük bir burun, burun ve ağız arasında uzun bir alan (philtrum) ve v şeklinde ön saç çizgisi (widow’s peak) gibi kendine özgü yüz özellikleri vardır.

Çocukluk döneminde sıklıkla hafif ila orta boy kısalığı vardır, ancak büyümeleri genellikle ergenlik döneminde yaşıtlarına yetişir.

El anormallikleri bu sendromda yaygındır ve kısa parmaklar (brakidaktili), kavisli serçe parmaklar (beşinci parmakta klinodaktili), bazı parmaklar arasında yapışıklık (kutanöz sindaktili) ve avuç içinde tek bir katlanma çizgisini içerir.

Aarskog-Scott sendromlu kişilerin zihinsel gelişimi büyük ölçüde değişir. Bazılarının hafif öğrenme ve davranış sorunları olabilirken, diğerleri normal zekaya sahip olabilir. Nadir durumlarda, ciddi zihinsel engellilik bildirilmiştir.

Aarskog-Scott sendromlu kişilerdeki diğer anormallikler arasında kalp kusurları, yarık damak ve yarık dudak bulunur.

Aarskog-Scott sendromlu erkeklerin çoğunda, skrotumun (testis torbası) aşağıya sarkmak yerine penisi çevrelediği bir şal skrotumu vardır. Daha az sıklıkla, inmemiş testisler (kriptorşidizm), göbek fıtığı ve kasık fıtığı bulunur.

Aarskog-Scott Sendromu Ne Kadar Yaygındır?

Dünya çapında FGD1 gen mutasyonunun tanımlanması ile doğrulanan yaklaşık 60 Aarskog-Scott raporu yayınlanmıştır. Bununla birlikte, bazı hafif etkilenen çocukların tanınmaması olasıdır, bu da genel popülasyonda bu durumun gerçek sıklığını belirlemeyi zorlaştırır.

Aarskog sendromunun tahmini popülasyon prevalansı 1/25.000 veya biraz daha düşüktür.

Aarskog-Scott Sendromunun Nedenleri

FGD1 genindeki mutasyonlar, Aarskog-Scott sendromunun bilinen tek genetik nedenidir. FGD1 geni, doğumdan önce ve sonra gelişimin çeşitli yönleri için önemli olan sinyalleri ileten Cdc42 adlı başka bir proteini açan (aktive eden) bir protein yapmak için talimatlar sağlar.

FGD1 genindeki mutasyonlar, anormal fonksiyonlu bir proteinin üretimine yol açar. Bu mutasyonlar, Cdc42 sinyalini bozarak, Aarskog-Scott sendromlu kişilerde meydana gelen çok çeşitli anormalliklere yol açar.

Bu bozukluğa sahip kişilerin sadece yaklaşık yüzde 20’si FGD1 geninde tanımlanabilir mutasyonlara sahiptir. Diğer etkilenen bireylerde Aarskog-Scott sendromunun nedeni bilinmemektedir.

Aarskog-Scott Sendromu Nasıl Kalıtılır?

FGD1 gen mutasyonlarının neden olduğu Aarskog-Scott sendromu, X’e bağlı resesif bir şekilde kalıtsaldır.

FGD1 geni, iki cinsiyet kromozomundan biri olan X kromozomunda bulunur. Erkeklerde (sadece bir X kromozomu olan), genin değişmiş (mutasyonlu) bir kopyası bu duruma neden olmak için yeterlidir.

Kadınlarda (iki X kromozomu olan), Aarskog-Scott sendromuna neden olmak için genin her iki kopyasında bir mutasyon meydana gelmelidir. Kadınların bu genin iki değişmiş kopyasına sahip olma olasılığı düşük olduğundan, erkekler X’e bağlı resesif bozukluklardan kadınlardan çok daha sık etkilenir.

FGD1 geninin değişmiş bir kopyasını taşıyan kadınlar, hipertelorizm, kısa boy veya v şeklinde ön saç çizgisi gibi hafif belirtiler gösterebilir. X’e bağlı kalıtımın bir özelliği, babaların X’e bağlı özellikleri oğullarına aktaramamasıdır.

Kanıtlar, Aarskog-Scott sendromunun bazı ailelerde otozomal dominant veya otozomal resesif bir paternde kalıtsal olduğunu göstermektedir, ancak bu vakaların genetik nedeni bilinmemektedir.

Otozomal dominant kalıtımda, değişmiş genin bir kopyası hastalığa neden olmak için yeterlidir. Otozomal resesif kalıtımda ise hastalığın olması için genin her iki kopyasında da mutasyon olması gerekir. Otozomal resesif hastalığı olan bir bireyin ebeveynlerinin her biri mutasyona uğramış genin bir kopyasını taşır, ancak tipik olarak durumun belirti ve semptomlarını göstermezler.

Aarskog-Scott Sendromu Belirtileri

Bu durumun belirtileri şunları içerir:

Büyüme:

  • Çocuk 1 ila 3 yaşına gelene kadar belli olmayabilecek hafif ila orta derecede kısa boy
  • Ertelenen ergenlik büyüme atağı
  • Gelişememe, kilo kaybı
  • Diş büyümesinde gecikme

Performans:

  • Hafif veya orta zihinsel engellilik
  • Hiperaktivite ve dikkat eksikliği
  • Öğrenme sorunları

Yüz Özellikleri:

  • Yuvarlak yüz
  • Geniş alın
  • V şeklinde saç çizgisi
  • Geniş aralıklı gözler (hipertelorizm)
  • Sarkık göz kapakları
  • Geniş burun köprüsü, kısa burun
  • Burun delikleri öne eğik olan küçük burun
  • Az gelişmiş yüzün orta kısmı (maksilla)
  • Kulağın üst kısmında kıvırlma
  • Büyük kulak memesi
  • Yarık damak ve yarık dudak

Eller ve Ayaklar:

  • Küçük, geniş eller ve ayaklar
  • Kısa el ve ayak parmakları (brakidaktili)
  • 5. parmağın eğriliği (klinodaktili)
  • Yapışık (perdeli) el ve ayak parmakları
  • Avuç içinde tek bir avuç çizgisi

Boyun, Göğüs, Karın:

  • Kısa boyun
  • Hafif batık göğüs
  • Çıkıntılı göbek
  • Kasık fıtıkları

Genital Malformasyonlar:

  • Şal ​​skrotum
  • İnmemiş testisler
  • Gecikmiş cinsel olgunlaşma
  • İdrar deliğinin penisin alt tarafında yer alması (hipospadias)
  • Bifid skrotum (skrotumun yarık veya bölünmüş olması)

Nasıl Teşhis Edilir?

Aarskog-Scott sendromunun teşhisi, kapsamlı bir klinik değerlendirmeye, ayrıntılı bir hasta ve aile öyküsüne ve karakteristik bulguların tanımlanmasına dayanarak düşünülebilir.

Teşhisi doğrulamak için FGD1 gen mutasyonları için moleküler genetik test mevcuttur. Bir FGD1 gen mutasyonu tanımlanmazsa, Robinow sendromu ile ilişkili ROR2 ve WNT5A genleri gibi benzer koşullarla ilişkili genler için moleküler genetik test önerilebilir.

Bilgicik: Bu hastalık ilk olarak 1970 yılında Norveçli bir çocuk doktoru ve insan genetiği uzmanı olan Dagfinn Aarskog tarafından tanımlanmıştır ardından 1971’de sendromu bağımsız olarak Amerikalı tıbbi genetikçi Charles I. Scott tarif etmiştir.

Aarskog-Scott Sendromu Tedavisi

Aarskog sendromunun tedavisi, her bir bireyde görülen spesifik semptomlara yöneliktir. Tedavi, bir uzman ekibinin koordineli çabalarını gerektirebilir.

Çocuk doktorları, cerrahlar, kardiyologlar, diş uzmanları, konuşma patologları, işitme sorunlarını değerlendiren ve tedavi eden uzmanlar (odyologlar), göz uzmanları ve diğer sağlık uzmanlarının etkilenen bir çocuğun tedavisini sistematik ve kapsamlı bir şekilde planlaması gerekebilir.

Bazen Aarskog sendromuyla ilişkili spesifik konjenital veya yapısal malformasyonları (hipospadias, kasık veya göbek fıtıkları, kriptorşidizm, alışılmadık derecede şiddetli kraniyofasiyal özellikler) tedavi etmek için cerrahi gerekli olabilir.

Aarskog sendromlu bireyler tam bir göz ve diş muayenesi almalıdır. Ortodontist, belirli yüz ve diş problemlerine yardımcı olabilir. Göz doktorları da göz ile ilgili sorunların giderilmesinde yardımcı olacaktır.

Büyüme hormonu tedavisinin bazı çocuklarda boyu iyileştirdiği bildirilmiştir, ancak uygun tedavi için teyit gereklidir.

Olası nörogelişimsel semptomlar için nöropsikiyatrik bir değerlendirme de gerekli olacaktır. Diğer tedaviler semptomatik ve destekleyicidir.

Etkilenen bireylere ve ailelerine, ailelerinde durumun genetik ve klinik özelliklerini, kalıtımını ve tekrarlama risklerini açıklığa kavuşturmak için genetik danışmanlık önerilir.

Bu Hastalık İçin Kullanılan Diğer İsimler

  • Aarskog hastalığı
  • Aarskog sendromu
  • AAS
  • Scott Aarskog sendromu
  • Faciogenital displazi
  • Faciodigitogenital sendrom
  • FGDY

Kaynaklar ve Referanslar:
1: Aarskog syndrome
2: Aarskog-Scott syndrome
3: Aarskog Scott syndrome

Cüneyt Şakar

Genel sağlık, hastalıklar ve sağlıklı yaşam bilgisini erişilebilir ve anlaşılabilir hale getirmeye adamış sertifikalı bir sağlık yazarıdır.
Başa dön tuşu