Huntington Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Huntington hastalığı (Huntington’s disease, HD), kusurlu bir genin neden olduğu ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Huntington hastalığı, kişinin fonksiyonel yetenekleri üzerinde geniş bir etkiye sahiptir ve genellikle hareket, düşünme (bilişsel) ve psikiyatrik bozukluklarla sonuçlanır.

Huntington hastalığı, kromozom 4 üzerinde, Huntingtin proteininin aşırı bir şekilde birikmesine neden olan kusurlu bir genden (HTT) kaynaklanır. Bu protein birikmesi, beyin bölümlerinde sinir hücrelerine zarar verir, nörolojik işlevi etkiler ve Huntington hastalığına neden olur.

Genler, her bir biyolojik ebeveynden birer çift halinde gelirler ve insan anatomisinin temelini oluştururlar. Eğer bir ebeveyn Huntington genini taşıyorsa, her biyolojik çocuk da arızalı geni devralma riski taşır. Etkilenen kromozom cinsiyete özgü değildir, bu nedenle her iki cinsiyet de hatalı geni devralma riski taşır.

Bu hatalı HD gen baskındır; bu da miras alınması durumunda, kişinin kesinlikle hayatındaki bir noktada Huntington hastalığı geliştireceği anlamında gelir.

Olguların yaklaşık %3’ü hastalığın önceki aile öyküsü yoktur. Bunun nedeni, etkilenmiş bir ebeveyn Huntington’un semptomları ortaya çıkmadan önce hayatını kaybetmiş olabilmesidir. Çok nadir durumlarda, hastalığa neden olan mutasyon bir ebeveynden alınmamış olabilir, kendiliğinden (de novo mutasyon) meydana gelebilir.

HD doğumda belli değildir. Semptomlar genellikle 30 ila 45 yaşları (erişkin başlangıçlı) arasında ortaya çıkar. Nadir durumlarda, semptomlar daha genç yaşlarda başlayabilir: çocuklarda, gençlerde ve genç erişkinlerde. Hastalığın bu erken başlangıcı Juvenil Huntington hastalığı olarak adlandırılır.

Erişkin başlangıçlı Huntington hastalığı, bu bozukluğun en yaygın şeklidir ve genellikle 30 ila 45 yaşlarında görülür. Erken belirtiler arasında sinirlilik, depresyon, küçük istemsiz hareketler, zayıf koordinasyon ve yeni bilgi öğrenmede zorluklar olarak görülebilir.

Huntington hastalığı olan birçok insan, “Kore” olarak bilinen istemsiz sıçrama veya seğirme hareketlerini geliştirir. Hastalık ilerledikçe, bu hareketler daha belirgin hale gelir. Etkilenen bireyler yürümekte, konuşmakta ve yutmakta zorlanabilirler. Bu bozukluğa sahip kişilerde kişiliğin değişmesi ve düşünme ve akıl yürütme yeteneklerinin azalması da görülür.

Huntington hastalığı yetişkin başlangıçlı formu olan bireylerin yaşam beklentisi genellikle belirtiler başladıktan sonra yaklaşık 15 ila 20 yıl arasındadır.

Juvenil form olarak bilinen daha az yaygın Huntington hastalığı formu çocukluk veya ergenlik (20 yaşından önce) döneminde başlar. Juvenil form da hareket problemleri ve zihinsel ve duygusal değişimleri içerir. Juvenil formun ek belirtileri arasında hareketlerde yavaşlama, sakarlık, sık düşme, saçma ve anlamsız konuşma bulunmaktadır.

Bu durumdaki çocukların yüzde 30 ila yüzde 50’sinde nöbet görülür. Juvenil Huntington hastalığı erişkin başlangıçlı formdan daha hızlı ilerlemeye eğilimlidir; Etkilenen bireylerin yaşam beklentisi genellikle belirtiler ortaya çıktıktan sonra yaklaşık 10 ila 15 yıl arasındadır.

Henüz Huntington hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak veya durdurmak için hiçbir tedavi yoktur, ancak bazı semptomları hafifletmeye yardımcı olabilecek bazı tedaviler uygulanmakktadır.

Huntington Hastalığının Nedenleri

Huntington hastalığı otozomal dominant bir özellik olarak kalıtılır. Bütün genlerimizin iki kopyası vardır, bu yüzden kromozomlarımız çiftler halindedir. Genetik hastalıklar da dahil olmak üzere insan özellikleri, biri babadan, diğeri anneden alınan iki genin etkileşiminin ürünüdür.

Her gen içindeki talimatlar, adenin (A), sitozin (C), guanin (G) ve timin (T) olarak adlandırılan dört temel kimyasalın (nükleotit bazları) farklı düzenlemelerinden oluşur. Dominant bozukluklarda, kusurlu genin (anne ya da babadan alınan) tek bir kopyası, diğer normal geni domine ederek (baskın) hastalığın ortaya çıkmasına neden olur.

Hastalığın etkilenen ebeveynden çocuğuna aktarılma riski, doğan çocuğun cinsiyetine bakılmaksızın her hamilelik için yüzde 50’dir.

İnsanlar 46 kromozoma sahiptir (23 çift). Huntington hastalığı, kromozom 4’ün (4p16.3) kısa kolunda (p) bulunan bir genin (HTT) değişimlerinden (mutasyonlar) kaynaklanır. Genin normal kopyası ‘huntingtin’ adı verilen bir protein yapmaktan sorumludur. Bu proteinin vücuttaki işlevi tam olarak anlaşılamamıştır, ancak beyindeki sinir hücrelerinde (nöron) önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.

Hatalı gen ise sitozin, adenin ve guaninden oluşan kodlanmış talimatların anormal şekilde uzun tekrarlarını (CAG trinükleotid tekrar genişlemesi) içerir. HTT geninin bir kopyasında 40 veya daha fazla CAG tekrarı varsa, kişi normal yaşam süresi içinde HD geliştirecektir, ancak ilk belirtileri tam olarak ne zaman yaşayacağını söylemek zordur.

HD semptomları genellikle daha uzun olan CAG tekrarları ile daha erken başlamaktadır. Tekrarlanan kopyaların sayısı her nesil ile artma eğilimindedir.

Genetik kusur, beyin kimyasalları yapmak için gereken belirli proteinlerin beyinde normal olarak yapılamayacağı anlamına gelir. Bunun, beyinin bazal ganglionlar ve serebral korteks olarak adlandırılan bazı bölümlerinde nöronların (beyin hücreleri) bazılarının zarar görmesine ve ölmesine neden olduğu düşünülmektedir. HD’nin semptomlarına yol açan da bu hasardır. Ayrıca beyinde dopamin denen bir kimyasalın birikmesi de, hareket etmede sorunlara katkıda bulunur.

Huntington Hastalığı Belirtileri

Huntington hastalığının klinik özellikleri psikiyatrik sorunları, davranış, beslenme, iletişim ve anormal hareketlerle ilgili zorlukları içerebilir. Bu semptomlar aynı aileye mensup olan bireyler arasında bile, farklı şekillerde ve farklı zamanlarda ortaya çıkabilir.

Durum genellikle kişi ölünceye kadar yaklaşık 10-25 yıl boyunca ilerler ve kötüleşir. Kişiliğin değişmesi, ruh hali değişimleri ve sıra dışı davranışlar gibi erken özellikler genellikle ilk bakışta göz ardı edilir ve başka bir şeye atfedilir.

Hareket Problemleri

HD’nin hareket (motor) belirtileri, özellikle postürü, dengeyi ve yürüyüşü etkileyen kore (chorea), bradikinezi ve distoni karışımıdır.

Kore (chorea), Yunanca olan choreia sözcüğünden gelir ve dans etmek anlamına gelir, HD’de sıklıkla görülen istemsiz hareketlere işaret eder. İstemli hareketleri başlatmada sorun (bradykinesia) ve sürekli kas kasılmaları (distoni) HD’de diğer yaygın hareket (motor) belirtileridir.

Bu hareketler seğirmeler olarak başlar ve yıllar boyunca daha büyük ve daha belirgin hareketlere kademeli olarak artar. HD’ye sahip olanların küçük bir yüzdesinde kore görülmez. Bu nedenle, daha önce “Huntington Koresi” olarak adlandırılan hastalığın ismi “Huntington hastalığı” olarak değiştirilmiştir.

Psikiyatrik Sorunlar

Huntington hastalığı olan birçok insanın depresyonu vardır. Depresyon bu durumun bir parçası olarak ortaya çıkar ve düşük duygudurum, düşük benlik saygısı, motivasyon eksikliği veya umutsuzluk duygularını içerir.

Kişilik ve Davranışsal Değişiklikler

HD’nin en yaygın psikiyatrik belirtileri; apati (ilgisizlik), kaygı, depresyon, sinirlilik, öfke patlamaları, dürtüsellik, obsesif-kompulsif davranışlar, uyku bozuklukları ve sosyal çekilme şeklindedir. Daha nadiren, şizofreni – sanrılar (yanlış inançlar) ve halüsinasyonlar (gerçekten var olmayan şeyleri görme, duyma veya hissetme) dahil olmak üzere bazı vakalar rapor edilmiştir.

Etkilenen bireyler, özellikle hastalığın erken evrelerinde intihar düşünceleri yaşayabilir. Çoğu HD hastası ve bakıcıları, davranışsal semptomları, hastalığın neden olduğu motor veya kognitif bozukluklardan daha fazla rahatsız edici olarak algılar.

Çalışmalar, Huntington hastalığı olan kişilerin, özellikle durum ortaya çıktığında tanı konulduğu zaman ve bağımsızlıklarını kaybetmeye başladıklarında, intiharı düşünme olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Kognitif (Bilişsel) Problemler

HD, anlama, akıl yürütme, yargılama ve bellekte yavaş yavaş bozulma ile karakterizedir. Bilişsel belirtiler arasında, daha yavaş düşünme, konsantrasyon bozukluğu, planlama, karar verme ve soruları yanıtlayamamanın yanı sıra kısa süreli bellek ve problem çözme kusurları yer alır. Ayrıca yeni bilgileri anlamada da zorluklar yaşanabilir.

Besleme Sorunları

Huntington hastalığı olan insanlar, iyi bir iştahı olmasına rağmen, kilo verme eğilimindedir. Ağız ve boğaz kasları düzgün çalışmadığından, motor kontrolünün kaybından dolayı yorucu, sinir bozucu ve dağınık halde yemek yiyebilirler. Bu durum bazı durumlarda boğulma ve tekrarlayan göğüs enfeksiyonlarına yol açabilir.

Cinsel Sorunlar

Huntington hastalığı olan kişiler, özellikle durumun ilk aşamalarında cinsel ilişkilerle ilgili problemlere sahip olabilirler. Bu genellikle cinsiyete olan ilginin kaybolması ya da daha az sıklıkla uygunsuz cinsel taleplerin ortaya çıkmasıdır.

Hayatın Sonu / Ölüm Nedenleri

Huntington hastalığının sonraki aşamalarında, kişi tamamen bağımlı olacak ve tam bir bakıma ihtiyaç duyacaktır.

HD’li insanlar, hastalığın doğrudan bir sonucu olarak değil, vücudun zayıflamış olmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan tıbbi problemlerden ötürü ölürler.

Bunlar arasında zatürre (pnömoni) (HD hastalarında tüm ölümlerin üçte birini oluşturur), boğulma, kalp yetmezliği, düşme sonucu kafa travması ve beslenme yetersizlikleri yer alır. İntihar riski, özellikle tüm hasta ölümlerinin % 7’sine varan oranlarda artmaktadır.

Bilgicik: HD, Avrupa nüfusunda 100.000 kişi başına 5 ila 10’u etkileyen nadir bir hastalıktır. Benzer bir yaygınlık, Avrupa ülkelerinde de görülmektedir. 100.000 kişi başına 1 olarak tahmin edilen Asya ve Afrika ülkelerinde HD daha az yaygındır. Hastalığa sahip olan ve henüz etkilenmemiş olan kişi sayısının, belirtileri olanların yaklaşık iki katı olduğu düşünülmektedir.

Nasıl Teşhis Edilir?

HD, klinik değerlendirmelerin ve genetik testlerin bir kombinasyonu ile teşhis edilir. Klinik teşhis, kişinin tıbbi ve aile öyküsüne ve HD semptomlarının sıklığını ve şiddetini değerlendirmek için klinik değerlendirme ölçeklerini kullanan standart muayenelere dayanmaktadır.

Klinik teşhis sonuçları genellikle HTT genişlemesi için genetik tarama ile doğrulanır (tanı veya doğrulayıcı genetik test olarak bilinir). Eğer kişi herhangi bir semptom göstermez, ancak hastalık riskine girerse, asemptomatik genetik test (prediktif genetik test olarak bilinir) genişlemeyi yapıp yapmadıklarını belirler.

HD’yi teşhis etmek ve ölçmek için kullanılan klinik değerlendirme yöntemleri tüm ülkelerde ve tüm kliniklerde aynı değildir. Bununla birlikte, en yaygın kullanılan yöntem, motor, davranışsal, bilişsel ve fonksiyonel alt bölümlere ayrılan Birleşik Huntington Hastalığı Derecelendirme Ölçeği’dir (UHDRS).

Ayrıca, Huntington Hastalığı için Problem Davranışları Değerlendirmesi (PBA) genellikle davranışsal anormalliklerin (depresif duygudurum, ilgisizlik ve sinirlilik gibi) şiddeti ve sıklığını değerlendirmek için kullanılırken, Mini Mental Durum Testi (MMSE) gibi çeşitli testler ve Mattis Demans Derecelendirme Ölçeği, bilişsel bozuklukları değerlendiren UHDRS alt bölümünü tamamlamak için kullanılır.

Genetik Test

Genetik test, HTT genindeki CAG tekrarlarının sayısını belirler. Bu test, HD genişlemesini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinizi ortaya çıkarabilir, ancak hastalığın ne zaman başlayacağını, ne kadar hızlı ilerleyeceğini veya hangi belirtilerin gelişebileceğini belirleyemez.

HD için genetik testin % 100’e yakın olduğu kabul edilir. DNA analizinden elde edilen sonuçlar genellikle iki ayrı kan örneği kullanılarak iki kez kontrol edilir. Ek olarak, etkilenen kişinin ebeveynden gelen kan (ya da mevcut değilse, başka bir aile üyesinden) orijinal tanının doğrulanmasını sağlamak için de test edilebilir.

Bilgicik: HD, ismini hastalığı 1872 yılında tarif eden Amerikalı bir doktor olan George Huntington’dan almıştır.

Huntington Hastalığı Tedavisi

Şu anda HD’nin altında yatan nedenleri etkili bir şekilde tedavi edebilecek terapiler bulunmamaktadır. Bununla birlikte, temel ve klinik araştırmalar son yıllarda HD hakkındaki bilgiyi önemli ölçüde arttırmıştır ve hastalık başlangıcını erteleyecek veya ilerlemesini yavaşlatacak ilaçların belirlenmesi amacıyla, patogenezini araştıran birçok çalışma yürütülmektedir.

Hastalığın belirli semptomlarını hafifleten (semptomatik tedaviler) ve dolayısıyla hastaların yaşam kalitesini iyileştiren tedaviler mevcuttur. Bunlar farmakolojik (ilaç) ve farmakolojik olmayan tedavilere ayrılır.

Farmakolojik (ilaçlar)

Kore, bradikinezi, irritabilite, apati, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları tüm HD’nin en sıkıntılı belirtileri olarak bildirilmiştir. Hiçbir tedavi Huntington hastalığının seyrini değiştiremez. Ancak ilaçlar bu hareket ve psikiyatrik bozukluk belirtilerini azaltabilir.

Bununla birlikte, birçok ilaç diğer semptomları kötüleştiren yan etkilere neden olabilir. Bu nedenle, tedavi hedefleri ve planı düzenli olarak gözden geçirilir ve güncellenir.

Hareket Bozuklukları İçin İlaçlar

Tetrabenazine (Xenazine), Huntington hastalığı ile ilişkili istemsiz sarsıntı ve kıvranma hareketlerini (kore) bastırmak için Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından özel olarak onaylanmıştır.

Ciddi bir yan etki, depresyon veya diğer psikiyatrik rahatsızlıkların kötüleşmesi veya tetiklenmesi riskidir. Diğer olası yan etkiler arasında uyuşukluk, mide bulantısı ve huzursuzluk bulunur.

Koreyi baskılayabilecek diğer ilaçlar arasında amantadin, levetirasetam (Keppra, diğerleri) ve klonazepam (Klonopin) bulunur.

Yüksek dozlarda amantadin, Huntington hastalığının bilişsel etkilerini kötüleştirebilir. Aynı zamanda bacak şişmesine ve deride renk değişikliğine neden olabilir.

Levetirasetamın yan etkileri mide bulantısı, mide rahatsızlığı ve ruh hali değişimlerini içerir. Klonazepam Huntington hastalığının bilişsel yan etkilerini kötüleştirebilir ve uyuşukluğa neden olabilir. Aynı zamanda yüksek bağımlılık ve kötüye kullanma riski taşır.

Psikiyatrik Bozukluklar İçin İlaçlar

Psikiyatrik bozuklukların tedavisi için kullanılan ilaçlar antidepresanlar, antipsikotik ilaçlar ve duygudurum düzenleyici ilaçlarını içerir. Bozukluklara ve semptomlara bağlı olarak değişecektir.

Farmakolojik Olmayan Tedaviler

Farmakolojik olmayan tedaviler (psikoterapi, bilişsel, fiziksel, konuşma, solunum ve mesleki tedaviler gibi) HD’nin psikolojik ve fiziksel semptomlarını iyileştirebilir.

Örneğin, bu terapilerden sonra ruh hali, motor kontrol, konuşma, denge, yutma ve yürüme konusunda gelişmeler bildirilmiştir. Fiziksel egzersizin hem fiziksel hem de ruh sağlığını geliştirdiği, genel refahı artırdığı ve egzersizin depresyon belirtilerini hafiflettiği bilinmektedir.

HD’deki hareket bozukluğunun ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabileceğine dair kanıtlar da vardır. Örneğin, bazı fizyoterapi programlarının motor semptomlar, yürüyüş ve denge açısından yarar sağladıkları gösterilmiştir.

Özel Bir Diyet HD’nin Semptomlarını Hafifletebilir Mi?

Vitaminler, ko-enzimler ve diğer bileşikler açısından zengin bir diyetin yararları, çok tartışmanın konusu olmuştur, ancak klinik olarak üzerinde çalışmalar yapılmaya devam etmektedir.

Bununla birlikte, kilo kaybı bazı HD hastaları için, özellikle de hastalığın sonraki aşamalarında bir problem olduğundan, hastalığın seyri boyunca sağlıklı bir diyetin sağlanması önemlidir. Daha sonraki aşamalarda yüksek kalorili bir diyet gerekli olabilir. Bir diyetisyen tavsiyesi bu konuda size yardımcı olabilir.


Kaynaklar ve Referanslar:
1: About Huntington’s disease
2: Huntingtons’s disease
3: What is Huntington’s disease?

onay Bu yazı yalnızca "yüksek kaliteli kaynaklar" referans alınarak yazılmıştır.
YAZAR: Cüneyt Şakar
Genel sağlık, hastalıklar ve sağlıklı yaşam bilgisini erişilebilir ve anlaşılabilir hale getirmeye adamış sertifikalı bir sağlık yazarıdır.
Başa dön tuşu